DUBAİ PAZAR ARAŞTIRMASI NASIL YAPILIR?

Dubai, Birleşik Arap Emirliklerin’de bulunan en önemli eyaletlerden biridir. Ülkenin kalbi konumundadır. Özellikle ticaret yapmak isteyen firmaların ilk durak noktasıdır. Hal böyle olunca da olduka cazip olan pazara girmek isteyen çok fazla firma bulunmaktadır. Bu da Dubai Pazarı’na giriş sürecini zorlaştırmaktadır.

Dubai'de Pazar Araştırması Yaparken Karar alma sürecimizi doğrudan etkileyen etmenler;

  1. Pazar giriş bütçemiz,
  2. Kısa, orta, uzun vadeli hedeflerimiz,
  3. Ulaşılabilirlik,
  4. Ürünün teknik özellikleri

1.Pazar Giriş Bütçemiz:

İhracata başlama kararı aldığımızda, bu süreci yönetmek için yıllık, 5 yıllık ve 20 yıllık dilimlerde pazarlama bütçenizi belirlemeniz gerekmektedir.

Olası kazaları önlemek için plan yapmak çok önemlidir. Planlama bütçenize göre,

  • Birleşik Arap Emirlikleri pazarında acente, distribütör, ithalatçı ile çalışarak pazara giriş sağlayabilirsiniz. Bu stratejide, ürünlerinizi sizin adınıza ithal edip, pazara sunan ve /veya aynı zamanda satış sonrası desteği de veren ithalatçı ve servis sağlayıcı bir firma ile çalışabilirsiniz. Eminim ki bu kulağa çok cazip geliyor ancak bu stratejinin hem olumlu hem de olumsuz tarafları bulunmaktadır.


Avantajları:

  1. Pazara hızlıca girebilirsiniz.
  2. Pazara girmenin en risksiz yöntemidir.
  3. En az maliyetli yöntemdir.

Kısaca, zamandan, paradan ve emekten tasarruf edebilirsiniz.

Dezavantajları:

  1. Genellikle kendi markanızla pazarlama yapamazsınız. Marka bilinirliğinizi sağlayamazsınız.
  2. Kendi ellerinizle kendi rakibinizi oluşturursunuz. Kısa vadede oldukça karlı görünen bu sistem uzun vadede genellikle sıkıntılı bir süreç olacaktır. İlerleyen dönemlerde, fiyatlardaki dalgalanmalar, acentenin sizin belirlediğinizden daha fazla kar koymasından ötürü, satışların azalması, acentenin aynı ürünü farklı üreticilerden tedarik etme çabaları sonucunda anlaşmazlığa düşebilirsiniz.
  1. Kar oranınız düşük olur.
  • Dubai pazarına kendi firmanızı kurarak giriş sağlayabilirsiniz. Bu stratejide kendi ofis, mağaza, kiosk, stantınızı kurarak işe başlayabilirsiniz. Türk firmaları, Türk ürünlerini yurtdışında satmayı hedefledikleri zaman, ödeyecekleri kira bedellerinin %50 ve hatta her yıl Bakanlıkça açıklanan hedef pazarlarda %70’ini geri iade alabilmektedirler. Dolayısıyla, kanımca bu strateji daha güvenilir, daha karlı ve uzun vadede daha çok kazandıran bir stratejidir.

Avantajları:

  1. Karlılık oranınız daha yüksektir. Lokal firma olduğunuz için ithalatçı, acenta, distribütör gibi tüm aracıların karları artık sizindir.
  2. Kendi markanızı büyütürsünüz. Marka bilinirliliğinizi arttırarak, farklı coğrafyalardan daha hızlı ve fazla talepler alabilirsiniz.
  3. Ürünlerinizde çeşitlendirme daha kolay yapabilir, tüketici ihtiyaç ve isteklerini daha verimli bir şekilde değerlendirebilirsiniz.

Dezavanatajları:

  1. Kurulum maliyetleri yüksektir. Ancak devlet teşviklerinden faydalanılır ise, ciddi avantajlar yakalanabilinir.
  2. Eleman temini, yeni bir ülkeye uyum süreci, oturum ve çalışma izinlerinin alınması her firmanın kolaylıkla tamamlayabileceği süreçler değildir. Profesyonel bir ekibe sahip olması ya da profesyonel yardıma açık bir firma olması gerekmektedir.

2.Kısa, orta, uzun vadeli hedeflerimiz:

Hedeflerimiz pazara nasıl gireceğimizi doğru orantılı olarak etkilemektedir. Kısa vadede kazanım elde etmek ve elde ettiklerimizin sürekliliği çok önemli değil ise, sadece ihracat satışı yapmak bizim için yeterli olacaktır. Ancak orta ve uzun vadede istikrarlı kazanım elde etmek ve marka bilinirliliğimizi arttırmak istiyorsak ihracat satış odaklı çalışmak yeterli olmayacaktır.

Çoğunlukla ilerleyemememizi etkileyen düşünce biçimi, hedefleri, ‘Doğru’ ‘yanlış’ diye sınıflandırmaktır. Özellikle de hedeflere ulaşma sürecindeki adımları doğru ya da yanlış olarak görmek ilerlememizi ve büyümemizi engeller.

Hedeflerimizi koyarken rol modeller almak da bizi ve markamızı sıradanlaştırır. Rekabet yeteneğimizi azaltır. Önemli olan kendimizi, markamızı, kendi anlayışımızla ortaya koymaktır. Pazarlama kitaplarında yazıldığı gibi, Pazarlamanın 4P’si stratejisini alt üst eden bir çok örnek mevcuttur. Günümüzde rekabet etmenin en kolay, anlaşılır, etkili yöntemi kendinize has bir marka olmaktır. Aksi taktirde kopya olmaktan başka şansınız yoktur.

Hedeflerinizi koyarken, kendinize ait, size özel bir yol seçmelisiniz. İşte o zaman farklılık yaratarak, rekabet gücünüzü arttırabilirsiniz.

Bu açıdan baktığımızda da benim şu an size hedef stratejileri önerisinde bulunmam oldukça anlamsız olacaktır. Çünkü siz, size en uygun stratejiyi kendiniz yaratmalısınız. Ancak bu yaratım sürecini nasıl yönetebileceğiniz konusunda detaylı danışmanlık isterseniz yardım için buradayız.

3. Ulaşılabilirlik

Hedef kitlenizi belirleyin. Son kullanıcı, distribitör, acenta, ithalatçı kime ürünlerinizi satmak istiyorsunuz ve en nihayetinde, son kullanıcı ürünlerinize nasıl ulaşacak? Oturun, bütçenizi, zamanınızı, emeğinizi düşünün. Toplamda ne kadarını Polonya için harcamak istersiniz? Ucuz ve kaliteli ancak ulaşılamayan bir ürün satarsanız kimse sizin ürünlerinizi bilemez. Müşteriler ürünlerinize rahatça ulaşabilmelidirler. Dolayısıyla da markanızın sergilenip, satılacağı mecraları belirleyin. Nerelerde olmak istersiniz? Yazın, çizin. Hayal edin ve başarın.

4. Ürünün teknik özellikleri:

Ürünleriniz satış sonrası hizmet gerektiren ürünler ise, mutlaka servis sağlayıcı bir firma ile çalışmanız ya da kendi servis sağlayıcı firmanızı Polonya pazarında kurmanız gerekmektedir. Dolayısıyla bu durum sizin startejinizi, kökten etkileyecektir.

Bizimle Birlikte Dubai'ye İlk Adımınızı Atınız

İhracat Danışmanlığı Hizmetleri