HOŞGELDİNİZ

Burdasınız, çünkü kendi potansiyelinizi en yüksek şekilde gerçekleştirmek istiyorsunuz ve doğru yerdesiniz.

Neden büyümek isteriz? Daha fazla satmak? Daha fazla kazanmak? Daha geniş coğrafyalara yayılmak? Çünkü insanoğlu olarak gelişmek, büyümek üzere yaratıldık. Doğamız gereği hep daha fazla istiyoruz. Daha çok istiyoruz ve tabii bu da bizim evrilmemizi, gelişmemizi sağlıyor. Bu açıdan baktığımızda tam da yapmamız gerekeni yapıyoruz. O zaman akla hemen şu soru geliyor. Madem yapmamız gerekeni yapıyoruz peki o zaman neden bazen başarısız oluyoruz, isteklerimizi hayata geçiremiyoruz?

Bunun nedeni; An’a yanlış odaklanmamız, an’da ki başarısızlıklarımızı görüp, aklımızda tutuyoruz ve genele mal ediyoruz ancak uzun vadede sürekli iyileşen ivmemizi görmezden geliyoruz. An’da yaşadığımız başarılar, başarısızlıklardan daha çabuk unutuluyor. Yani ilizyonun içerisindeyiz. Şimdi oturun ve düşünün. 20 yıl önce neredeydiniz? İşe ilk nasıl başladınız? O zamanlar sizin için başarı neydi? Ne kadar para kazanıyordunuz?

………..

Şimdi düşünün. Etrafınıza bakın 20 yıl önceki hayalinizin içinde misiniz? Yoksa hayallerinizin bile ötesinde bir yerde misiniz? Ya da maalesef işler daha mı kötüye gitmiş. Tartın, biçin, düşünün, hissedin ve öyle karar verin başarılı olup olmadığınıza…

Senaryo :

20 yıl önce;

Küçücük bir ofis, banka hesabında sınırlı para, kredibilite ‘0’, müşteri sayısı ‘0’ … ancak bunun yanında genç bir ruh, azim, kararlılık, kendine güven ve inanç, yapabilirim bilinci

20 yıl sonra;

Büyük bir ofis, banka hesabında yeterinden fazla para, yüksek limitli kredibilite, müşteri sayısı binlerle ifade ediliyor. 20 yıl önce banka bile size inanıp güvenip kredi vermezken, insan kendine inanıp güvenirse neler olabileceğinin göstergesi…

Peki şimdi ne oldu?

Genç ruh nerde? Ataklık, atiklik, yapabilirim diyen kararlı, kendine güvenen o kişi nerde? Evet haklısınız köprünün altından çok sular geçti. Ne krizler gördünüz, ne darbeler atlattınız ancak sizi şimdiye getiren elinizdeki maddi imkanlar değildi. Hesap ortada başlangıçta maddi olarak hiç bir şey yoktu, ya da yeteri kadar yoktu sadece cesaret, güven ve inanç vardı. Şimdi, ihtiyacınızdan fazlası var ancak cesaret, inanç, azim, kararlılık azaldığı için yakıtımız bitmiş durumda.

Peki ne yapacağız?

Ruhumuzu gençleştireceğiz ve maalesef bu estetikle olmuyor. Zaten dikkat ettiyseniz ne kadar estetik yaptırıp dümdüz kırışıksız bir cilde sahip bile olsa insanlar gözlerinden yaşlılıkları okunuyor. Ancak ruhu genç olanlar genç kalıyor.

Genç ruhların 10 belirgin özellikleri nelerdir?

  1. Meraklı olurlar.
  2. Cesaretli olurlar.
  3. İlk günkü heyecanı içlerinde yaşatırlar ve her işlerine yansıtırlar.
  4. Hayata ve işlere daha pozitif bakarlar. Neden olmaz değil, nasıl olur diye düşünürler.
  5. Tecrübelerinin verdiği bilgelikle, analitik zekalarını kullanarak risk alırlar. (Aslında risk değildir.)
  6. Başkalarının olmaz o iş dediği işler onlar için neden olmasındır.
  7. Bitmez tükenmez bir enerjileri vardır.
  8. Kendilerine iyi bakarlar.
  9. Yeni fikirlere açıktırlar.
  10. Kendilerine, etrafındakilere güvenir ve inanırlar, en ufak bir terslikte negatif çukuruna saplanmazlar.

Şimdi geri dönelim 20 yıl önce bu on maddeden kaç tanesi siz de vardı, şimdi ne kadar var? İşte o oranda genç kalmışsınız ve başarılısınız…

Yanıt bırakınız

Your email address will not be published.Required fields are marked *